talkup
Konuşma Pratiği

İngilizce Fikir Belirtme: I Think Dışında Ne Denir?

Her cümleye I think ile başlamak fikrini tek bir tona hapseder. I reckon, in my view, if you ask me gibi kalıpları ne kadar emin olduğuna göre seçmeyi ve Türkçeden çeviri tuzaklarını öğren.

Bir kafede yuvarlak masa etrafında sohbet eden dört yetişkin, orta yaşlı bir kadın konuşma balonuyla fikrini söylüyor

İngilizcede fikir belirtmek için I think dışında en işe yarar kalıplar şunlardır: günlük sohbette I reckon, I'd say ve if you ask me, daha ölçülü ya da resmi bir ortamda in my view ve as far as I'm concerned. Hangisini seçeceğin, fikrinden ne kadar emin olduğuna ve kiminle konuştuğuna bağlıdır.

Bu yazıda kalıpları ezber listesi olarak değil, kesinlik derecesine göre gruplayarak göreceğiz. Böylece konuşurken “hangisini söyleyeyim” diye düşünmek yerine, ne kadar emin olduğuna bakıp seçebileceksin.

Neden herkes her cümleye I think ile başlıyor?

Bir eğitmenimiz, dört öğrencinin katıldığı bir odada “şehirde mi yaşamalı, kasabada mı?” konusunu açmış. Konuşma iyi gidiyormuş ama bir şey dikkatini çekmiş: herkes her cümleye I think ile başlıyormuş. Bir süre sonra cümleler birbirine karışmış, kimin neyi ne kadar savunduğu anlaşılmaz olmuş.

Eğitmenimiz bir sonraki tur için küçük bir kural koymuş: I think yasak. Herkese üç farklı kalıp yazdığı birer kart vermiş. İlk iki dakika sessizlik ve gülüşmeyle geçmiş. Sonra bir öğrenci “If you ask me, small towns are boring after a week” demiş ve oda bir anda canlanmış. Eğitmenimizin ders sonundaki yorumu şuydu:

“Sorun I think demek değildi. Sorun, I think'in her fikri aynı tonda söylemesiydi. Kalıp değişince öğrencilerin ne kadar emin olduğu da duyulmaya başladı.”

Yani amaç I think'i silmek değil. Amaç, fikrinin tonunu ayarlayabileceğin birkaç düğmeye daha sahip olmak.

Günlük sohbette hangi kalıplar doğal duyulur?

Arkadaşınla, kahve molasında bir iş arkadaşınla ya da yeni tanıştığın biriyle konuşurken şu kalıplar rahat ve doğal duyulur:

  • I reckon: “Bence, sanırım” anlamında. Özellikle İngiltere ve Avustralya'da çok yaygın. I reckon it'll rain later. Amerikan İngilizcesinde daha az duyulur ama anlaşılır.
  • I'd say: Bir tahmin ya da değerlendirme yaparken çok kullanışlı. I'd say the second option is cheaper. Kesin konuşmadan fikir verir.
  • If you ask me: “Bana sorarsan” demek. Fikrinin herkesinkiyle aynı olmayabileceğini hafifçe ima eder. If you ask me, the film was too long.
  • The way I see it: “Benim gördüğüm kadarıyla.” Bir durumu kendi açından yorumlarken kullanılır. The way I see it, we don't need a bigger car.

Bu kalıpların ortak özelliği kısa olmaları. Söylemesi kolay, cümlenin başına takılıveriyor ve sana düşünmek için yarım saniye kazandırıyor.

Daha ölçülü ya da resmi bir ortamda ne demelisin?

Bir tartışmada, sınavda ya da tanımadığın kişilerle ciddi bir konu konuşurken biraz daha toplu kalıplar işe yarar:

  • In my view ve in my opinion: “Benim görüşüme göre.” Düzgün, nötr ve her yerde güvenli. In my view, public transport should be free for students.
  • As far as I'm concerned: “Bana kalırsa, benim açımdan.” Genelde güçlü bir duruş bildirir, hatta biraz “başkası ne derse desin” tonu taşır. As far as I'm concerned, the matter is closed.
  • Personally: Cümlenin başına eklendiğinde fikrin sana ait olduğunu vurgular. Personally, I prefer working from home.

Emin değilsen fikrini nasıl yumuşatırsın?

Her fikri aynı güvenle söylemek zorunda değilsin. Hatta İngilizcede emin olmadığını belli etmek kibarlığın bir parçası sayılır. Şu kalıplar fikrini yumuşatır:

  • I might be wrong, but: “Yanılıyor olabilirim ama.” Karşı tarafa itiraz kapısını açık bırakır.
  • I'm not an expert, but: Bilgin sınırlıyken dürüst ve sempatik bir giriş.
  • It seems to me that: “Bana öyle geliyor ki.” Gözleme dayanan, sakin bir fikir.

Tersine, çok eminsen I'm convinced that ya da I strongly believe that diyebilirsin. Ama bunları her cümlede kullanırsan inatçı biri gibi duyulabilirsin. Gerçekten önemsediğin noktaya sakla.

Türkçeden çevirirken en sık hangi hatalar yapılıyor?

“Bana göre” ifadesi kafada çevrilince According to me çıkıyor. Dilbilgisi açısından yanlış sayılmaz ama anadili İngilizce olanlar bunu neredeyse hiç kullanmaz ve kulağa tuhaf gelir. According to genelde başkasının görüşünü aktarırken kullanılır: According to the news, ... Kendi fikrin için in my view ya da if you ask me çok daha doğal.

İkinci yaygın hata kalıpları üst üste koymak: In my opinion, I think... Bu, Türkçede “bence, bana kalırsa” demek gibi. Birini seç, yeter.

Bu tür hataların çoğu, cümleyi önce Türkçe kurup sonra çevirmekten doğuyor. Kalıpları tek parça olarak öğrenmek ile kafada çeviriyi bırakmak bu yüzden aynı işin iki yüzü.

Karşındakinin fikrini nasıl sorarsın?

Fikir belirtmek sohbetin yarısı. Diğer yarısı, topu karşı tarafa atmak. Hep “What do you think?” demek yerine şunları dene:

  • What's your take on this?: “Sen bu konuda ne düşünüyorsun?” Rahat ve günlük.
  • How do you feel about...?: Bir konuya karşı tutumu sorar. How do you feel about working weekends?
  • Do you see it differently?: Karşı tarafı farklı bir bakış açısı söylemeye davet eder, tartışmayı kibarca açar.

Bu kalıpları konuşmana nasıl yerleştirirsin?

Hepsini bir anda kullanmaya çalışma. Eğitmenimizin odadaki oyunu burada da işe yarar: bu hafta için iki kalıp seç, biri günlük (mesela I'd say), biri ölçülü (mesela in my view). I think demek üzere olduğunu fark ettiğinde bunlardan birine geç.

İlk günlerde biraz yavaşlayacaksın, bu normal. Yeni bir kalıbın ağızda oturması zaman alır ve bu süreçte tökezlemek, hiç denememekten iyidir. Yeni kalıp denerken yapacağın küçük hatalara ne kadar takılman gerektiğini merak ediyorsan akıcılık ve doğruluk dengesi üzerine yazdıklarımız tam bu noktada işine yarar.

En kalıcı ilerleme ise gerçek bir sohbette olur. Bir konu açıldığında birkaç kişinin fikrini dinleyip kendi fikrini farklı bir kalıpla söylemek, hiçbir listenin veremeyeceği bir pratik sağlar. Talk Up'ın küçük konuşma odaları tam olarak bu tür sohbetler için var.

Sık Sorulan Sorular

I think yerine İngilizcede ne söyleyebilirim?

Günlük sohbette I reckon, I'd say ya da if you ask me; daha ölçülü ortamlarda in my view veya as far as I'm concerned kullanabilirsin. Seçimi fikrinden ne kadar emin olduğuna göre yap.

According to me demek yanlış mı?

Dilbilgisi açısından yanlış sayılmaz ama anadili İngilizce olanlar neredeyse hiç kullanmaz. According to genelde başkasının görüşünü aktarırken kullanılır, kendi fikrin için in my view daha doğaldır.

I reckon resmi bir ifade mi?

Hayır, I reckon gündelik bir kalıptır ve özellikle İngiltere ile Avustralya'da yaygındır. Resmi bir ortamda in my view ya da in my opinion daha güvenli bir seçimdir.

Emin olmadığım bir fikri nasıl söylerim?

I might be wrong, but, I'm not an expert, but ya da it seems to me that ile başlayarak fikrini yumuşatabilirsin. Bu kalıplar karşı tarafa itiraz kapısını kibarca açık bırakır.

Bunlar da ilgini çekebilir