İngilizce Geri Bildirim: Vermek ve Almak İçin Kalıplar
İngilizcede eleştiri, Türkçedeki kadar düz söylenince sert duyulur. Geri bildirim verirken ve alırken kullanacağın kalıpları kısa bir ofis diyaloğu ve sık yapılan hatalarla öğren.
İngilizce geri bildirim verirken üç kural işini görür: eleştiriyi kişiye değil işe yönelt, somut bir örnek ver ve sonraki adımı emir değil öneri olarak söyle. Geri bildirim alırken de ilk cümlen savunma değil, teşekkür ya da soru olmalı.
Türkçede gayet normal duyulan “Bu olmamış, şunu değiştir” cümlesi İngilizceye birebir çevrildiğinde iş arkadaşına sert gelebilir. Aşağıda geri bildirim vermek ve almak için hazır kalıpları, kısa bir ofis diyaloğunu ve en sık yapılan hataları bulacaksın.
Geri bildirime nasıl giriş yapılır?
İngilizcede eleştiriye doğrudan dalmak yerine önce karşı tarafa hazırlanma fırsatı verilir. Bu, kötü haber geleceği anlamına gelmez; sadece konuşmanın çerçevesini çizer.
- Do you have a few minutes to go over the report? Raporun üzerinden geçmek için birkaç dakikan var mı? Go over, bir işi birlikte gözden geçirmek demek.
- Can I share a couple of thoughts on your draft? Taslağınla ilgili birkaç düşüncemi paylaşabilir miyim?
- Are you open to some feedback? Geri bildirime açık mısın? Karşındakine seçim hakkı tanır; sana bağlı çalışmayan bir meslektaşla konuşurken özellikle işe yarar.
Küçük ama önemli bir not: feedback sayılamayan bir isimdir. A feedback ya da feedbacks yerine some feedback, a piece of feedback ya da sadece feedback de.
Olumlu geri bildirimi nasıl somut hale getirirsin?
Good job yanlış değil ama içi boş. Karşındaki neyi iyi yaptığını, dolayısıyla neyi tekrar etmesi gerektiğini bilmez. Övgüyü belirli bir davranışa bağla:
- What worked really well was... En iyi işleyen şey ...ydı: What worked really well was the way you opened with a customer story.
- I really liked how you... ...yapma şeklini çok beğendim: I really liked how you kept the slides short.
- That saved me a lot of time. Sonuca odaklanır: The summary at the top saved me a lot of time. Senin işini nasıl kolaylaştırdığını söylemek övgüyü inandırıcı yapar.
Bir sunumun ardından geri bildirim veriyorsan, açılışı ya da soru-cevap bölümünü ayrı ayrı övmek kişinin bir dahaki sefere neyi koruyacağını netleştirir. Sunumun kendisinde kullanılan kalıpları merak ediyorsan İngilizce sunum yapma kalıpları yazımızda bulabilirsin.
Eleştiriyi kırmadan nasıl söylersin?
İngilizcede eleştiri, sertliğini alan küçük kelimelerle yumuşatılır. Üç araç çoğu durumu çözer.
Emir yerine öneri
You must change this yerine I'd suggest changing this ya da It might be worth changing this de. İkincisi “bunu değiştirmeye değer olabilir” anlamına gelir ve kararı karşı tarafa bırakır.
Küçültücü kelimeler
A bit, slightly ve a little eleştiriyi ölçülü hale getirir: The intro felt a bit long. (Giriş biraz uzun geldi.) Buradaki felt da önemli: “uzundu” diye hüküm vermek yerine bunun senin izlenimin olduğunu gösterir.
Soru biçimi
Have you thought about adding a timeline? (Bir zaman çizelgesi eklemeyi düşündün mü?) gibi bir soru, eleştiriyi ortak düşünmeye çevirir. Karşındaki çözümü kendisi bulmuş gibi hisseder.
Son olarak geleceğe bak. Going forward, could you send the numbers a day earlier? (Bundan sonra rakamları bir gün önce gönderebilir misin?) Going forward, geçmişteki hatayı tekrar tekrar anmadan bir sonraki adımı konuşmanı sağlar.
Kısa bir diyalog: geri bildirim nasıl alınır?
Ece bir proje teklifini yöneticisi Mark'a göndermiş. Mark geri bildirim veriyor; Ece'nin cevapları ise eleştiriyi nasıl karşılayacağını gösteriyor.
Mark: Hi Ece, do you have a few minutes to go over the proposal?
Ece: Sure, go ahead.
Mark: Overall, it's really solid. What worked really well was the cost breakdown. It was very clear.
Ece: Thanks, I spent a lot of time on that part.
Mark: It shows. One thing I'd change is the timeline. It felt a bit optimistic for a team of three.
Ece: That's fair. Could you give me an example of where it feels tight?
Mark: The testing phase. Two days might not be enough.
Ece: Got it. I'll check with the developers and send you a revised version by Thursday.
Mark: Perfect, thanks.
Ece savunmaya geçmiyor. Eleştiriyi kısaca kabul ediyor (That's fair), belirsiz kalan kısmı bir soruyla somutlaştırıyor ve bir sonraki adımı tarihiyle söylüyor. Mark'ın elindeki en kullanışlı kalıp da One thing I'd change is... (Değiştirmek istediğim bir nokta şu: ...) oluyor: eleştiriyi tek bir maddeye indirir, karşı taraf her şeyin kötü olduğunu düşünmez. Bir sonraki adımı tarihiyle söylemek, İngilizce proje durumu raporlarken de en çok işe yarayan alışkanlıktır.
Geri bildirim alırken ne dersin?
Eleştiri aldığında ilk refleks hemen açıklama yapmaktır. Önce dinlediğini göster, açıklamayı sonraya bırak. Şu cümleler bunu kolaylaştırır:
- Thanks for flagging that. Bunu fark edip söylediğin için teşekkürler. Biri bir hatanı gösterdiğinde idealdir.
- That's fair. Haklısın, mantıklı.
- Could you give me an example? Belirsiz bir eleştiriyi somut hale getirir.
- What would you do differently? Sen olsan neyi farklı yapardın? Karşı taraftan çözüm önerisi ister.
- Let me think about that and get back to you. Hemen katılamadığında sana düşünme zamanı kazandırır.
Katılmıyorsan bunu da söyleyebilirsin, yeter ki önce dinlediğini göster: Thanks, that's helpful. Can I explain why I went with this approach? (Teşekkürler, faydalı oldu. Neden bu yolu seçtiğimi açıklayabilir miyim?)
Geri bildirimi beklemek zorunda da değilsin. Is there anything I could do better next time? diye sormak, özellikle yeni bir ekipte, işini önemsediğini gösterir. Yorumlar e-postayla gelecekse ya da sen yazılı geri bildirim vereceksen, yumuşatma kalıpları aynı kalır; değişen şey maili açma ve kapatma biçimidir. Bunun için İngilizce iş maili yazma yazımızdaki açılış ve kapanış kalıpları işine yarar.
Hangi hatalardan kaçınmalısın?
- Not bad ile övmek. İngilizcede çoğu zaman “idare eder” kadar ılık duyulur. Gerçekten beğendiysen This is really good de.
- Criticize fiilini kullanmak. Can I criticize your report? saldırgan duyulur. İş ortamında feedback ya da comments kelimesini seç.
- Cümleye you ile başlamak. You made a mistake in the table yerine There's a mistake in the table de; hatayı kişiden ayırırsın.
- Her övgüyü but ile bağlamak. Great work, but... duyan kişi övgüyü unutur, sadece but sonrasını hatırlar. İki cümleyi ayır: Great work. One thing I'd change is...
Bu kalıpları okumak bir şey, birinin yüzüne bakarak söylemek başka. En kolay pratik, rol değiştirerek denemek: biri geri bildirim versin, diğeri That's fair ile karşılasın.
Sık Sorulan Sorular
Feedback kelimesi sayılabilir mi?
Hayır, feedback sayılamayan bir isimdir. A feedback ya da feedbacks yerine some feedback, a piece of feedback ya da sadece feedback demelisin.
İngilizcede eleştiriyi nasıl yumuşatırım?
Emir yerine öneri kullan (I'd suggest, It might be worth), a bit gibi küçültücü kelimeler ekle ve hatayı kişiye değil işe bağla. Soru biçimi de işe yarar: Have you thought about...?
Eleştiri aldığımda ilk ne demeliyim?
Hemen açıklama yapmak yerine That's fair ya da Thanks for flagging that gibi kısa bir kabulle başla. Ardından Could you give me an example? diye sorarak eleştiriyi somutlaştır.
Katılmadığım bir geri bildirime nasıl karşılık veririm?
Önce dinlediğini göster, sonra Can I explain why I went with this approach? diyerek gerekçeni anlat. Hemen karar veremiyorsan Let me think about that and get back to you de.