IELTS Speaking'de Kelimeyi Unutunca Nasıl Anlatırsın?
IELTS Speaking sırasında kelimeyi unutunca susmak yerine paraphrasing yap. Dört adımda, hazır kalıplarla ve kısa bir diyalogla nasıl anlatacağını öğren.
IELTS Speaking sırasında bir kelimeyi unuttuğunda sessiz kalma, aynı anlamı başka sözcüklerle anlat. Buna paraphrasing denir ve sınavda hata sayılmaz: Fluency and Coherence ile Lexical Resource kriterlerinde, takılıp kalmaktan çok daha yüksek puan getirir.
Sınav görüşmecisi senden o tek kelimeyi duymak zorunda değil. Mesajın karşıya geçmesi ve akışın kopmaması yeterli. Aşağıda unutulan kelimeyi 10 saniye içinde kurtaran dört adımlı bir yöntem var.
Kelimeyi unutunca neden paraphrasing işe yarar?
Çünkü puanlayıcı kelime bilgisini tek bir kelimeden değil, bir fikri farklı yollarla ifade edebilmenden okur. "Anlatma becerisi" Lexical Resource kriterinin açık bir parçasıdır. Kelimeyi unutup etrafından dolaşarak anlatan aday, aslında bu beceriyi göstermiş olur. Kelimeyi unutup susmak, adayların en sık yaptığı hatalardan biri; diğerlerini IELTS Speaking hataları yazımızda toplamıştık.
Tehlike kelimenin kendisinde değil, sonrasındaki sessizlikte. Üç saniyelik bir boşluk ve ardından gelen "I forgot the word" cümlesi akışı bozar. Anlatmaya devam eden aday ise sadece biraz yavaşlamış görünür.
Adım adım: Unutulan kelimeyi nasıl anlatırsın?
- Kısa bir köprü kur. Panik yapma, kelimeyi aramak için bir iki saniye kazan: "Let me think how to put it..." ya da "How can I explain this...". Sonra hemen anlatmaya geç.
- Kategoriyi söyle. Unuttuğun şeyin hangi gruba girdiğini belirt: "It's a kind of vegetable", "It's a type of job", "It's a feeling you get when...".
- Ne işe yaradığını anlat. "It's something you use to cut paper" ya da "It's a place where people go to borrow books". Nesne, yer ve kişiler için en güvenli adım budur.
- Benzetme ya da örnekle bitir. "It's like a small oven, but you use it for heating food quickly" ya da "What I mean is the person who fixes your teeth". Karşıya geçtiyse konuşmana kaldığın yerden devam et.
Her seferinde dördünü de kullanman gerekmez. Çoğu zaman kategori ile işlev yeter. Anlam geçince durmak, uzatmaktan iyidir.
Hangi kalıplar işine yarar?
Üç kalıbı ezberlersen çoğu durumu kurtarırsın:
- What I mean is... Az önce söylediğini açmak için kullanılır. Kelimeyi bulamadığın cümlenin devamına gelir.
- It's like a... Bildiğin bir şeye benzeterek anlatmak için kullanılır.
- It's the kind of thing you... Nesnenin işlevini ya da kullanıldığı anı tarif eder.
Bunları yüksek sesle, farklı konulara uygulayarak çalış. Kalıp tanıdık geldikçe kelimeyi aramak yerine anlatmaya geçmen otomatikleşir.
Gerçek bir konuşmada nasıl görünür?
Part 1'de ev sorusuna cevap veren bir aday "balkon" anlamında "balcony" kelimesini unutuyor. Önce panik yapmak yerine kalıplarını devreye sokuyor:
Examiner: What do you like most about your home?
Aday: I really like the little space outside my living room. Let me think how to put it... It's a small area attached to the flat, where you can sit and have tea. What I mean is, it's like a mini garden, but on the second floor.
Aday: So, a kind of balcony, I suppose. I spend most evenings there, especially in summer.
Dikkat et: Aday kelimeyi bulamadı ama anlam kaybolmadı, ritim bozulmadı. Görüşmeci kelimeyi vermedi, vermesi de gerekmiyor. Aday tarifini "so, a kind of balcony" diyerek kendi toparladı ve konuşmaya devam etti. Kelime sonradan aklına gelirse bile cümleyi bölmeden "a balcony" diyip geçebilirsin. Bu tam olarak beklenen davranış.
Part 2 ve Part 3'te ne değişir?
Part 2'de iki dakika konuşman gerektiği için unuttuğun kelime bir fırsata dönüşebilir: anlatmak zaten daha uzun konuşmak demek. Cue card'daki akışı bozmadan kısa bir tarif ekleyip devam et. Süreyi ve yapıyı yönetmek için Part 2 cue card rehberine göz atabilirsin.
Part 3'te sorular soyut olduğundan unuttuğun şey çoğu zaman bir kavram olur ("inequality", "heritage" gibi). Burada işlev anlatmak zor olabilir, o yüzden kategori ve örnek daha iyi çalışır: "It's the situation where some people have much more than others." Cevap kurma yöntemi için Part 3 yazımızdaki dört adımlı yapıya bakabilirsin.
Farklı kelime türlerini nasıl tarif edersin?
Her kelime aynı yoldan anlatılmaz. Hangi adımın daha işe yaradığını bilirsen zaman kazanırsın:
| Unuttuğun şey | En iyi adım | Örnek |
|---|---|---|
| Nesne | İşlev | It's something you use to open bottles. |
| Yer | Kategori + işlev | It's a place where you wait for a train. |
| Duygu | Benzetme | It's like being nervous and excited at the same time. |
| Soyut kavram | Örnek | It's when people get paid differently for the same job. |
Tabloyu ezberlemene gerek yok. Amaç, aklına gelen ilk tarif yolunun hep aynı olmaması. İşlev tarifi tıkanırsa benzetmeye geçmek, bir kapı kapanınca diğerini açmak demek.
Yarım kalan tarifi nasıl toparlarsın?
Bazen tarifin ortasında yolunu kaybedersin. Bu durumda başa dönüp özür dileme, cümleyi sadeleştirip ilerle: "Anyway, the point is that..." gibi bir kalıp seni ana fikre geri taşır. Görüşmeci anlamadıysa "Do you know what I mean?" diye sormak yerine bir örnek daha ver. Öğrencilerimizin en sık yaptığı hata, tarifi yarıda bırakıp konuyu değiştirmek. Oysa tarifi bitirmek, kelimeyi bulmaktan daha değerli.
Hangi hatalardan kaçınmalısın?
- Türkçe kelimeye kaçmak. Kelimeyi bulamayınca Türkçesini söylemek görüşmeciyi hiçbir yere götürmez.
- Özür dilemeyi uzatmak. Bir "sorry" yeter. Üç cümlelik özür akıcılığı bitirir.
- Aşırı karmaşık tarif. Basit kelimelerle kısa tarif, süslü ama yarım kalan cümleden iyidir.
- Kelimeyi bulmak için susmak. Aradığın kelime çoğu zaman anlatırken kendiliğinden aklına gelir. Gelmese de tarif yeterlidir, çünkü puanlayıcı mesajın geçip geçmediğine ve akışın sürüp sürmediğine bakar.
Bu beceriyi nasıl çalışırsın?
Gün içinde çevrendeki on nesneyi seç ve adlarını söylemeden İngilizce tarif et. Telefonunda süre tutarak ilk tarifin kaç saniye sürdüğüne bak, ikinci denemede kısalt. Bir eğitmenimiz öğrencilerine bu çalışmayı "kelimesiz kelime oyunu" diye veriyor ve bir hafta sonunda tarifler belirgin biçimde kısalıyor. Yeni kelimeyi öğrenmek kadar, onu bulamadığın anda ne yapacağını bilmek de hazırlığın parçası.
Sık Sorulan Sorular
IELTS Speaking'de kelimeyi unutursam puan kaybeder miyim?
Kelimeyi unutman puan kaybettirmez, uzun sessizlik kaybettirir. Aynı anlamı başka sözcüklerle anlatırsan Lexical Resource ve Fluency and Coherence açısından lehine çalışır.
Görüşmeciden kelimeyi sormak mümkün mü?
Sınav formatında görüşmeci sana kelime vermez. Bu yüzden kelimeyi sormak yerine tarif etmek en güvenli yoldur.
Paraphrasing için hangi kalıpları ezberlemeliyim?
What I mean is, it's like a ve it's the kind of thing you kalıpları çoğu durumu kurtarır. Üçünü de farklı konularla yüksek sesle çalışman yeterli.
Part 3'te unuttuğum kavramı nasıl anlatırım?
Soyut kavramlarda işlev yerine kategori ve örnek kullan. Örneğin kelimeyi bulamasan da durumu kısa bir cümleyle tarif edebilirsin.