talkup
Günlük Deyimler

İngilizce Zaman Deyimleri: On the Dot ve Diğerleri

On the dot, running late, in the nick of time, behind schedule ve around the clock ne demek? Günlük konuşmada en sık geçen zaman deyimlerini kısa bir diyalogla öğren.

İki arkadaşın akşam buluşmasında saate bakıp birinin telefonla geç kaldığını söylediği sıcak bir çizim

İngilizce zaman deyimleri, saati, aceleyi, gecikmeyi ve sıklığı tek kalıpla anlatmanı sağlar. En sık duyacağın olanlar on the dot (tam saatinde), running late (geç kalıyorum), in the nick of time (son anda yetişmek), behind schedule (planın gerisinde) ve around the clock (günün 24 saati) kalıplarıdır.

Hepsi telefon mesajından toplantıya, arkadaş sohbetinden iş yazışmasına kadar her yerde geçer. Aşağıda onları ne anlattıklarına göre grupladım.

Saatine ve gecikmeye dair hangi deyimler var?

On the dot, bir şeyin tam belirtilen saatte olması demektir. Saat tam 9.00'daysa The meeting starts at nine on the dot dersin. Türkçedeki "tam saatinde, dakikası dakikasına" hissidir.

Running late, o an yoldasın ve geç kalacaksın demektir. Mesaj atarken en çok kullanılan kalıp budur: Sorry, I'm running late. I'll be there in ten minutes. Özür tonunu biraz daha ayarlamak istersen sorry dışındaki özür kalıpları işine yarar.

Better late than never, geç de olsa yapılmasının hiç yapılmamasından iyi olduğunu söyler. Biri hediyeni bir hafta geç getirdiğinde yumuşak bir cevaptır.

Son dakikaya yaklaşmayı nasıl anlatırsın?

In the nick of time, tam son anda, geç olmasına ramak kala yetişmek demektir. We got to the station in the nick of time. Tren kaçmak üzereyken bindin, yani. Zamanı anlatırken in, on ve at arasında takılıyorsan in, on, at edatlarının nasıl seçildiğini anlattığımız yazı işini kolaylaştırır.

At the last minute ise "son dakikada" demektir ve çoğu zaman biraz şikâyet taşır: He cancelled at the last minute. Burada kurtarılmış bir an yoktur, sadece plansızlık vardır. İkisini karıştırma: nick of time rahatlama, last minute sitem hissi verir.

Plan ve takvim için hangi kalıplar kullanılır?

Behind schedule, işin planlanandan geride olması, ahead of schedule ise planın önünde olması demektir. The project is two weeks behind schedule. İş hayatında ilerleme anlatırken proje durumu raporlama kalıpları bu deyimlerin etrafındaki cümleleri tamamlar.

Bunların yanında on schedule ya da on track "planına uygun gidiyor" anlamına gelir. Üçlü basit: behind geride, on tam yerinde, ahead önde.

Süre ve sıklık deyimleri hangileri?

Around the clock, gece gündüz, kesintisiz demektir: The hospital works around the clock. Bir mağazanın 7/24 açık olduğunu da böyle anlatırsın.

Once in a blue moon, çok nadiren, "kırk yılda bir" demektir: I eat fast food once in a blue moon. Karşıtı gibi duran every now and then ise "ara sıra" anlamına gelir ve daha sık bir şeydir. Sıralama şöyle: once in a blue moon çok nadir, every now and then ara sıra.

Gerçek bir konuşmada nasıl duyulur?

İki arkadaş akşam buluşmasını konuşuyor:

Deniz: Hey, where are you? It's seven on the dot.

Mert: Sorry, I'm running late. The meeting went over and I left at the last minute.

Deniz: Again? You only get here early once in a blue moon.

Mert: I know, I know. I'm five minutes away. Better late than never, right?

Beş kalıp, dört satırlık bir sohbete sığdı. Bu kadar doğal duyulmasının nedeni, her deyimin tek bir iş yapması: saat, gecikme, son dakika, nadirlik, telafi.

Bir şeyin ne kadar hızlı ya da yavaş olduğunu nasıl söylersin?

In no time, çok kısa sürede demektir: She learned the song in no time. Take your time ise "acele etme" der ve nazik bir cümledir: Take your time, I'm not in a hurry. Kill time beklerken vakit geçirmektir: We played cards to kill time at the airport. Bu üçü yukarıdaki on kalıpla birlikte günlük konuşmanın zaman cephesini neredeyse tamamen kapatır.

İş yerinde bu deyimler nasıl geçer?

Bir eğitmenimizin sık anlattığı örnek şu: öğrenciler iş toplantısında "we are late" deyince ekip projenin gecikmiş olduğunu mu, kendilerinin geç geldiğini mi anlatıyor belli olmuyor. Behind schedule deyince belirsizlik biter. Kısa bir iş diyaloğu:

Ayşe: How is the launch going?

Tom: We're a little behind schedule, but the support team is working around the clock.

Ayşe: Will we make it?

Tom: Yes, we'll finish in the nick of time, I think.

Burada üç deyim, üç farklı iş yapıyor: durumu söylüyor, çabayı gösteriyor, sonucu tahmin ediyor.

Hepsini tek bakışta görmek ister misin?

KalıpAnlamıNe zaman?
on the dottam saatinderandevu, toplantı, ders saati
running lategeç kalıyorumyoldayken mesaj atarken
in the nick of timeson anda yetişmekkaçırmak üzereyken kurtarmak
behind scheduleplanın gerisindeproje, teslim, takvim
around the clockkesintisiz, 24 saathizmet, çalışma düzeni
once in a blue moonkırk yılda birçok nadir alışkanlıklar

Bu deyimlerde en sık hangi hatalar yapılır?

  • On time ile in time'ı karıştırmak. On time tam zamanında, planlanan saatte demektir. In time ise geç kalmadan, yetişecek kadar erken demektir. I arrived in time for the film dersin, film başlamadan oradaydın.
  • Deyimi bozmak. "In the nick of the time" ya da "on the point" yanlıştır. Kalıp olduğu gibi söylenir.
  • Her yerde around the clock demek. Bu kalıp işin ya da hizmetin kesintisiz sürmesi içindir. "Bütün gün evdeydim" için all day yeterlidir.

Bunları nasıl aklında tutarsın?

On kalıbı birden ezberleme. Bu hafta üç tanesini seç ve gerçek hayatta kullan: bir mesajda running late, bir iş sohbetinde behind schedule, bir arkadaşa once in a blue moon. Kalıbı bir kez gerçek bir durumla bağladığında, listeden değil olaydan hatırlarsın.

Sık Sorulan Sorular

On the dot ile on time aynı şey mi?

Çok yakındır ama on the dot daha kesindir. On time planlanan zamanda olmak demektir, on the dot ise dakikası dakikasına, tam saatinde demektir.

Running late sadece geç kaldığımda mı söylenir?

Evet, genelde yoldayken ve gecikeceğini bildirirken kullanılır. Gecikme olmuşsa I'm late, gecikeceksen I'm running late dersin.

In the nick of time resmi yazışmada kullanılır mı?

Daha çok konuşma dilidir. Resmi bir e-postada just in time ya da with minutes to spare gibi daha sade ifadeler tercih edilir.

Once in a blue moon ne kadar nadirdir?

Kesin bir sayı yoktur, anlam çok nadiren demektir. Her ay ya da her hafta olan bir şey için kullanılmaz.

Bunlar da ilgini çekebilir