Used To ve Would: Eski Alışkanlıkları Anlatmak
Used to ile would ne zaman değişir, ne zaman değişmez? Çocukluk anlatılarında doğru seçimi yapman için dört adım, bir diyalog ve be used to tuzağı.
Used to, geçmişte olup artık olmayan hem alışkanlıklar hem durumlar için kullanılır. Would ise sadece tekrar eden eylemler için işe yarar, durumlar için olmaz. Yani "Çocukken köyde yaşardım" cümlesi I used to live in a village olur, I would live olmaz.
Bu fark sınav sorusu gibi görünse de aslında konuşmada çok işine yarar: çocukluğunu, eski işini ya da taşınmadan önceki mahalleni anlatırken sürekli bu iki kalıba ihtiyaç duyarsın. Aşağıda dört adımda hangisini ne zaman seçeceğini görüyoruz.
1. Adım: Durum mu, alışkanlık mı diye sor
Cümleyi kurmadan önce tek bir soru sor: Bu bir durum mu (sahip olmak, bilmek, sevmek, bir yerde yaşamak), yoksa tekrar eden bir eylem mi (her yaz gitmek, her akşam oynamak)?
- Durum: I used to have a bike. (Bisikletim vardı.)
- Alışkanlık: I used to ride my bike to school. (Okula bisikletle giderdim.)
Used to ikisini de taşır. Bu yüzden emin olmadığında güvenli seçim her zaman used to'dur. Would'u ancak ikinci adımdaki koşulları görünce devreye sokarsın.
Küçük bir diyalog üzerinden bakalım:
Elif: Where did you grow up?
Murat: In a small town near the sea. We used to live in a tiny flat above a bakery.
Elif: Nice! What was it like?
Murat: Every morning I would wake up to the smell of fresh bread. My brother and I would run downstairs and ask for a free simit.
Elif: That sounds lovely. Did you use to help in the bakery?
Murat: Not really. I used to be too lazy for that!
Murat önce used to ile durumu kurdu (used to live), sonra would ile o evdeki tekrar eden sahneleri anlattı (would wake up, would run downstairs). Son cümledeki used to be ise bir durum olduğu için would'a dönemez.
2. Adım: Would'un girmediği yerleri bil
Would, geçmişteki bir alışkanlığı anlatırken sadece eylem fiilleriyle çalışır. Durum fiilleriyle kullanırsan cümle yanlış ya da en azından çok garip olur.
- I used to be shy. (Çekingendim.) Doğru. I would be shy bu anlamda olmaz.
- We used to have a dog. Doğru. We would have a dog olmaz.
- She used to like jazz. Doğru. She would like jazz olmaz.
İkinci kural: would ile başlayan bir anlatıya doğrudan giremezsin. Önce zamanı used to ya da "When I was a kid" gibi bir ifadeyle kurarsın, sonra would'a geçersin. Yoksa dinleyen would cümlesini "olurdu" (şart) anlamında anlayabilir.
Şöyle düşün: used to sahneyi açar, would o sahnenin içinde dolaşır. Bir paragraf boyunca would kullanmaya devam etmek de doğaldır, her cümlede used to tekrarlamak kulağa ağır gelir.
3. Adım: "Be used to" ile karıştırma
En sık hata burada olur. Used to + fiil geçmiş alışkanlığı anlatır. Be used to + isim ya da -ing ise "alışkın olmak" demektir ve geçmişle ilgili olmak zorunda değildir.
- I used to get up at six. (Eskiden altıda kalkardım, artık kalkmıyorum.)
- I am used to getting up at six. (Altıda kalkmaya alışkınım, hâlâ kalkıyorum.)
- I'm not used to the cold here. (Buradaki soğuğa alışkın değilim.)
Ayırt etmenin kolay yolu fiilin şekline bakmaktır: used to'dan sonra yalın fiil gelir (used to play), be used to'dan sonra -ing (used to playing). Bir de get used to var: alışmak. It took me a month to get used to the traffic.
4. Adım: Olumsuz ve soru halini konuşmaya sok
Olumsuz ve soruda used to yazılışı değişir: did zaten geçmişi taşıdığı için "d" düşer. Did you use to play outside? ve I didn't use to like coffee. doğrudur. Konuşmada "used" ile "use" neredeyse aynı duyulur, bu yüzden bu detay yazıda daha çok önemlidir.
Would'un olumsuzu da kullanılır ama daha az: We wouldn't stay up late on school nights. (Okul gecesi geç yatmazdık.) Sorusu ise çok resmi kalır. Gündelik sohbette Did you use to...? yeterlidir.
Bunları sesli denemek için çocukluğundan üç sahne seç: bir hafta sonu rutini, bir komşu ya da akraba, bir yemek. Her biri için önce bir used to cümlesiyle durumu kur, sonra iki ya da üç would cümlesiyle sahneyi anlat. Anlatıyı telefonuna kaydedip dinlemek hatayı hemen gösterir, bunun için konuşmanı kaydedip dinleme yöntemine bakabilirsin. Geçmiş zamanları bir hikayeye nasıl bağlayacağını ise sohbette hikaye anlatma yazımızda ayrıca işledik.
Konuşmada örnek bir çocukluk anlatısı
Dört adımı birleştirince kısa bir anlatı şöyle çıkar:
When I was a kid, we used to spend every summer at my grandparents' house. It used to be a really quiet place. Every morning my grandfather would make tea and my grandmother would bring fresh tomatoes from the garden. We would eat outside and then we would play until it got dark. I'm not used to that kind of calm anymore.
Üç kalıbın hepsi tek paragrafta duruyor: durum için used to be, alışkanlık için would make, bugünkü alışkınlık için am not used to.
Bizim öğrencilerimizde en sık gördüğümüz tuzak, her cümleye would koymaya çalışıp durum fiillerinde takılmak. Şüphede kaldığında used to'ya dön, hiçbir zaman yanlış olmaz. Would'u anlatı daha akıcı ve doğal dursun diye sonradan eklersin.
Sık Sorulan Sorular
Used to ile would arasındaki temel fark nedir?
Used to hem geçmiş alışkanlıklar hem geçmiş durumlar için kullanılır. Would ise sadece tekrar eden eylemler için kullanılır, be, have, like gibi durum fiilleriyle olmaz.
Would ile anlatıya doğrudan başlayabilir miyim?
Hayır. Önce zamanı used to ya da "When I was a kid" gibi bir ifadeyle kurarsın, sonra would'a geçersin. Aksi halde would "olurdu" anlamında anlaşılabilir.
Used to ve be used to aynı şey mi?
Hayır. Used to + yalın fiil eski alışkanlığı anlatır (I used to smoke). Be used to + -ing alışkın olmayı anlatır (I'm used to getting up early).
Olumsuz cümlede "didn't used to" mu yoksa "didn't use to" mu denir?
Didn't use to doğrudur, çünkü did zaten geçmiş zamanı taşır. Konuşmada ikisi benzer duyulur, yazıda use yazılır.