Get Phrasal Verbs: Günlük İngilizcede En Sık 7 Kalıp
Get up, get over, get by, get away with... Get tek başına neredeyse anlamsızdır, yönü arkasındaki küçük kelime verir. En sık 7 get phrasal verb'ü anlam farklarıyla öğren.
Get phrasal verb'lerinde anlamı "get" değil, arkasındaki küçük kelime (up, over, by, back) belirler. Bu yüzden get up "kalkmak", get over "atlatmak", get by "idare etmek" anlamına gelir ve birini diğerinin yerine kullanınca cümle bambaşka bir şey söyler.
Günlük konuşmada get'li kalıplar o kadar sık geçer ki, onları tanımadan bir dizi bölümünü ya da yabancı bir iş arkadaşınla kısa bir sohbeti takip etmek zorlaşır. Aşağıda en sık karşına çıkacak yedi tanesini, karıştırılan noktalarıyla birlikte görüyoruz.
Neden get'li kalıplar bu kadar kafa karıştırır?
Çünkü Türkçede bunların her biri ayrı bir fiil: kalkmak, geçinmek, atlatmak, idare etmek. İngilizcede ise hepsi aynı fiilden doğuyor ve fark sadece bir edatta saklı.
Bir eğitmenimiz bu durumu derslerinde şöyle özetliyor:
"Get'i bir araba gibi düşün. Tek başına bir yere gitmez. Up, over, back gibi kelimeler direksiyondur; arabayı hangi yöne çevirdiğine bakmadan cümleyi anlamaya çalışma."
Aynı eğitmenimizin anlattığı bir an da bu tavsiyenin neden önemli olduğunu gösteriyor. Bir öğrencisi, eski müdürüyle ilişkisini anlatırken gururla şunu söylemiş: "We get along well, but I can't get over him." Kastettiği "iyi anlaşıyoruz ama ona tahammül edemiyorum" imiş. Karşısındaki ise cümleyi "ondan hâlâ kopamıyorum" diye, yani neredeyse romantik bir anlamla duymuş. Ders kahkahayla devam etmiş, ama öğrenci get over'ın neyi anlattığını bir daha unutmamış.
Gündelik hayatın get'leri: get up ve get along
Get up
Get up yataktan kalkmak demek. Uyanmak (wake up) ile karıştırılır: gözünü açtığın an wake up, yataktan çıktığın an get up.
- I wake up at seven, but I don't get up until half past.
Get along (with)
Get along with someone biriyle iyi geçinmek, anlaşmak demek. Ev arkadaşı, kayınvalide, iş arkadaşı: ilişki anlatırken en doğal kalıp budur.
- Do you get along with your new team?
- My sister and I didn't get along as kids.
İngiliz İngilizcesinde aynı anlamda get on with de duyarsın. İkisini de tanıman yeterli, kullanırken birini seçmen kâfi.
Zor anlar için: get over ve get by
Get over
Get over something bir hastalığı, ayrılığı ya da hayal kırıklığını atlatmak demek. Yukarıdaki hikâyede olduğu gibi bir insanla kullanınca genelde "birinden sonra toparlanmak, onu unutmak" anlamına gelir.
- It took me two weeks to get over the flu.
- I can't get over how cheap this place is! (Buna hâlâ inanamıyorum.)
İkinci örnek önemli: I can't get over... şaşkınlık bildirmek için de çok kullanılır. Tahammül edememek için ise I can't stand him demen gerekir.
Get by
Get by kıt imkânla idare etmek, bir şekilde geçinmek demek. Hem para hem de dil için kullanılır.
- It's not a great salary, but we get by.
- My Spanish isn't good, but I can get by.
Son cümle senin için de işe yarar: yolculukta İngilizcen mükemmel olmasa da "I can get by in English" demek hem dürüst hem doğaldır.
İş ve sosyal hayatta: get back to ve get away with
Get back to
Get back to someone birine sonra dönüş yapmak demek. İş yazışmalarının ve telefon konuşmalarının vazgeçilmezidir.
- Let me check the dates and get back to you tomorrow.
Bir de get back to something var: yarım kalan bir işe geri dönmek. "Anyway, let's get back to the plan" dediğinde konu dağıldıktan sonra sohbeti toparlıyorsun. Toplantıda söz alıp konuyu toparlamak için gereken diğer hazır cümleleri toplantıda kibarca söz alma kalıpları yazımızda topladık.
Get away with
Get away with something yaptığı bir şeyden ceza almadan, yakalanmadan sıyrılmak demek. Çoğu zaman şaka ya da hafif sitem tonuyla söylenir.
- He's always late and somehow gets away with it.
- You won't get away with this! (Bu yanına kâr kalmayacak!)
Dikkat: get away tek başına "kaçmak, uzaklaşmak, tatile kaçmak" demek. "We need to get away for a weekend" cümlesinde kimse suç işlemiyor, sadece biraz dinlenmek istiyor.
Zor bir dönemi atlatmak: get through
Get through something zor bir dönemi ya da uzun bir işi sonuna kadar götürmek demek. Telefonda kullanıldığında ise "bağlantı kurabilmek" anlamına gelir. Get ile kurduğun bu mantık take için de geçerli; take off ve take after gibi phrasal verbler de anlamını büyük ölçüde edattan alır.
- Coffee is the only way I get through Mondays.
- I tried calling the bank, but I couldn't get through.
Bu kalıpları ezberlemeden nasıl kalıcı yaparsın?
Yedi kalıbı listeden okumak kolay. Asıl mesele, konuşurken doğru olanın aklına gelmesi. Birkaç öneri:
- Kendi hayatından bir cümle kur. "I get along with my neighbors" cümlesi, kitaptaki örnekten çok daha kalıcıdır.
- Edata odaklan. Over çoğu zaman "bir şeyin üstünden geçmek", back "geri dönmek" fikrini taşır. Bu resmi kafanda tutarsan anlamı tahmin edebilirsin.
- Dizilerde avla. Bir bölüm boyunca sadece get'li kalıpları fark etmeye çalış; şaşıracağın kadar çok çıkacaklar.
- Gerçek sohbette kullan. Bir kalıbı ancak bir kez yanlış, sonra birkaç kez doğru kullandığında gerçekten senin olur.
Phrasal verb'ler, günlük konuşmada en sık geçen deyimler gibi, ancak canlı konuşmada tekrar ettikçe otomatikleşir. Talk Up'ın küçük konuşma odalarında eğitmenlerimiz tam da bunu yapıyor: sen anlatırken yanlış get'i yakalayıp doğrusunu o an, bağlamın içinde gösteriyor.
Sık Sorulan Sorular
Get up ile wake up arasındaki fark nedir?
Wake up gözünü açıp uyanmak, get up ise yataktan kalkmaktır. Uyanıp yarım saat yatakta kalabilirsin; o arada wake up olmuş ama get up olmamışsındır.
I can't get over him ne anlama gelir?
Genelde "ondan sonra toparlanamıyorum, onu unutamıyorum" anlamına gelir ve çoğu zaman bir ayrılıktan sonra söylenir. Birine tahammül edemediğini söylemek istiyorsan I can't stand him demelisin.
Get along with ile get on with aynı şey mi?
Biriyle iyi geçinmek anlamında evet. Get on with daha çok İngiliz İngilizcesinde duyulur; ikisini de tanıman yeterli.
Get away ile get away with farkı ne?
Get away kaçmak ya da tatile kaçıp uzaklaşmak demektir. Get away with ise yaptığın bir şeyden ceza almadan sıyrılmak anlamına gelir.