Take Phrasal Verbs: Take Off, Take After ve Diğerleri
Take after ile take over neden karışır, take off kaç anlama gelir? En sık 8 take phrasal verb'ü örnek cümleler, ayrılabilirlik kuralı ve bir eğitmenimizin ders anısıyla öğren.
Take phrasal verbs, take fiilinin arkasına up, off, after, over gibi küçük bir kelime eklenerek kurulan ve çoğu zaman "almak" anlamından tamamen kopan kalıplardır. Günlük konuşmada en sık duyacağın sekiz tanesi take off, take up, take after, take over, take on, take in, take back ve take out. Anlamı fiil değil, arkasındaki küçük kelime belirler.
Bu yazıda sekizini de gerçek cümlelerle, birbirine karışan çiftleriyle ve bir eğitmenimizin derste yaşadığı küçük bir yanlış anlamayla göreceksin.
Take ile kurulan phrasal verbler neden karışıyor?
Türkçede "almak" zaten çok yönlü bir fiil: karar almak, nefes almak, ders almak. Bu yüzden take'i görünce beynin otomatik olarak "almak"a gider. Oysa take off dediğinde uçak bir şey almıyor, havalanıyor. Take after dediğinde kimsenin peşinden gitmiyorsun, birine benziyorsun.
İşin zor tarafı şu: aynı kalıp bağlama göre iki üç farklı anlam taşıyabiliyor. Take off hem kıyafet çıkarmak, hem uçağın kalkması, hem de bir işin birden patlaması demek. Bu yüzden uzun bir ezber listesi yerine her kalıbı bir sahneyle birlikte öğrenmek daha kalıcı oluyor.
Get ile kurulan kalıplarda da aynı durum var; onları get phrasal verb'leri anlattığımız yazıda ayrıca ele aldık. Burada sadece take ailesine odaklanıyoruz.
En sık 8 take phrasal verb: kısa tablo
Önce hepsini tek bakışta gör, sonra her birinin nasıl kullanıldığına tek tek geçelim.
| Kalıp | En sık anlamı | Örnek cümle |
|---|---|---|
| take off | çıkarmak, (uçak) kalkmak, hızla tutmak | Take your coat off. |
| take up | hobiye başlamak, yer kaplamak | She took up running. |
| take after | aileden birine benzemek | He takes after his mum. |
| take over | devralmak, kontrolü almak | Who's taking over the project? |
| take on | üstlenmek, işe almak | We're taking on two new people. |
| take in | anlamak, sindirmek; kandırmak | It was a lot to take in. |
| take back | sözünü geri almak, iade etmek | I take it back. |
| take out | birini yemeğe ya da gezmeye götürmek, para çekmek | He took her out for dinner. |
Take off: aynı kalıp, dört sahne
Evine gelen misafire "Take your shoes off if you like" dersen, anlam çıkarmak. Havalimanında "We'll be taking off in about ten minutes" anonsunu duyarsan, uçak kalkıyor. Üçüncü anlam en az bilineni: "Her online shop really took off after that video." Yani o videodan sonra küçük internet dükkânı birden tuttu, işler hızla büyüdü.
Dördüncüsü iş hayatından: "I'm taking Friday off" cuma günü izin alıyorum demek. Ofiste her hafta duyacağın bir cümle, ama ders kitaplarında pek geçmez.
Take up ile take on arasındaki fark ne?
İkisi de bir şeye başlamayı anlatır ama yükleri farklı. Take up genelde kendi isteğinle başladığın bir uğraştır: "I took up swimming after my knee surgery." Aynı kalıp yer ya da zaman kaplamak için de kullanılır: "This desk takes up half the room."
Take on ise sorumluluk ya da iş yükü üstlenmektir: "I can't take on another project this month." Şirket bağlamında işe almak anlamına da gelir: "The company is taking on twenty new staff." Kısaca: hobiye take up, yüke take on.
Take after mı take over mı? Bir eğitmenimizin dersinden
Bu ikisi bizim öğrencilerimizde en sık karışan çift. Bir eğitmenimiz, aile işletmesini anlatan bir öğrencisinin şu cümlesini hâlâ gülerek anlatıyor: "I took after my father's company two years ago."
Eğitmen gülümseyip sormuş: "So the company looks like you?" Öğrenci önce anlamamış, sonra kahkahayı basmış. Söylemek istediği "I took over my father's company two years ago" cümlesiymiş: şirketi devralmış, ona benzememiş.
Eğitmenimizin o derste verdiği formül şu:
Take after'ı insanlarla, take over'ı işlerle düşün. Babana benzersin, babanın şirketini devralırsın. Şirket sana benzemez.
Doğru kullanımlar yan yana şöyle: "I take after my father; we're both stubborn." ve "My sister took over the shop when Mum retired." Bir ipucu daha: take after genelde sürekli zamanla kullanılmaz. "I'm taking after my mother" yerine "I take after my mother" dersin.
Take in, take back ve take out ne zaman kullanılır?
Take in, bir bilgiyi anlamak ve sindirmek demek. Kötü bir haber ya da çok yoğun bir toplantıdan sonra "Give me a minute, it's a lot to take in" dersin. Edilgen haliyle kandırılmak anlamı da var: "Don't be taken in by offers that sound too good."
Take back iki işe yarar. Bir tartışmada haksız olduğunu kabul ediyorsan "Okay, I take it back" dersin; söylediğini geri alırsın. Bir ürünü mağazaya götürüp iade etmek de take back'tir: "I'm taking this jacket back, the zip is broken." Kasada iade ya da değişim isterken duyacağın soruları alışverişte iade ve beden kalıpları yazısında sahne sahne anlattık.
Take out en çok birini bir yere götürüp ağırlamak için geçer: "We took my parents out for their anniversary." Bankamatik başında da duyarsın: "I need to take out some cash." Evde ise klasik bir rica: "Can you take the bins out tonight?"
Nesne nereye gelir: take it off mu, take off it mi?
Bu kalıpların çoğu ayrılabilir. Take off your jacket da doğru, take your jacket off da. Ama nesne it, them, her gibi bir zamirse mutlaka araya girer: "Take it off" doğru, "take off it" yanlış. Take up, take over, take back ve take out da aynı kurala uyar.
İstisna take after: hiç ayrılmaz. "I take after her" dersin, "I take her after" diye bir cümle yoktur.
Bu kalıpları konuşmana nasıl yerleştirirsin?
Sekiz kalıbı bir günde ezberlemeye çalışma. Her birini kendi hayatından bir cümleye bağlarsan, konuşurken daha hızlı aklına gelir.
- Kişisel cümle kur: "I took up ... when I was ..." ve "I take after my ... because ..." kalıplarını kendi bilgilerinle doldur.
- Çiftleri birlikte çalış: take after ile take over, take up ile take on. Farkı tek cümlede söyleyebiliyorsan öğrenmişsin demektir.
- Haftada bir kalıp seç: Pazartesi seçtiğin kalıbı hafta boyunca en az üç gerçek konuşmada kullanmayı hedefle.
Kalıbı tek başına değil bir sahnenin içinde öğrenmek deyimlerde de işe yarıyor; yemekle ilgili deyimleri de bu yüzden kısa bir iş yeri diyaloğu içinde anlattık.
Bu kalıpları en iyi konuşurken hata yaparak öğrenirsin. Talk Up'ın canlı konuşma odalarında take over yerine take after dediğin an eğitmenin bunu yakalar ve doğrusunu bir sonraki cümlende denersin.
Sık Sorulan Sorular
Take phrasal verbs içinde en sık kullanılanlar hangileri?
Günlük konuşmada en sık take off, take up, take after, take over, take on, take in, take back ve take out geçer. Anlamı take değil, arkasındaki küçük kelime belirler.
Take after ile take over arasındaki fark nedir?
Take after aileden birine benzemek, take over bir işi ya da görevi devralmak demektir. Kısa formül: babana benzersin (take after), babanın şirketini devralırsın (take over).
Take off it demek doğru mu?
Hayır. Nesne it ya da them gibi bir zamirse araya girer ve take it off dersin. Take after ise hiç ayrılmaz: I take after her.
Take up ile take on aynı şey mi?
Değil. Take up kendi isteğinle başladığın bir hobi ya da uğraş için, take on ise üstlendiğin iş ve sorumluluk için kullanılır.