Under the Weather Ne Demek? Hava Deyimleri ve Anlamları
Under the weather hafif hasta hissetmek demek, hava durumuyla ilgisi yok. Bir öğrencimizin yanlış anlamasından yola çıkarak rain check, storm in a teacup ve diğer hava deyimlerini kullanım yerleriyle öğren.
Under the weather, “biraz hasta, keyifsiz hissetmek” demektir; havayla hiçbir ilgisi yoktur. Biri “I'm feeling a bit under the weather” diyorsa ağır bir hastalıktan değil, hafif bir soğuk algınlığından ya da halsizlikten bahsediyordur.
İngilizcede havayla ilgili deyimler gündelik konuşmada sandığından sık çıkar ve kelimesi kelimesine çevrildiğinde insanı yanlış yere götürür. Aşağıda bir öğrencimizin başına gelen küçük bir yanlış anlamadan yola çıkıp en kullanışlı hava deyimlerini, anlamları ve kullanıldıkları ortamlarla birlikte görüyoruz.
“Hocam, yöneticim havadan mı şikâyet ediyordu?”
Bir öğrencimiz derse şu soruyla geldi. Uluslararası bir ekipte çalışıyor ve yöneticisi sabah ekip kanalına “I'm a bit under the weather today, so I'll keep my camera off.” yazmış. O da samimi olmak için “Same here, it's been raining all week!” diye cevap vermiş. Kimse bir şey dememiş ama mesajın altına gelen tek tepki bir gülme emojisiymiş.
Sorusu şuydu: “Weather hava demek değil mi? Ben neyi yanlış anladım?”
Yanlış anladığı tek şey, deyimin kelime kelime değil bir bütün olarak okunması gerektiğiydi. Yöneticisi hasta olduğunu, bu yüzden kamerasını kapalı tutacağını söylüyordu. Doğru cevap da hava durumu değil, kısa bir iyi dilekti: “Oh no, hope you feel better soon!” Türkçede burada “geçmiş olsun” derdik; İngilizcede bunun birebir karşılığı olmadığı için kolay gelsin, geçmiş olsun gibi kalıpların yerine hangi cümlelerin kurulduğunu ayrıca anlattık.
Under the weather ne kadar hastalığı anlatır?
Bu deyim hafif rahatsızlıklar için kullanılır: burun akıntısı, hafif ateş, baş ağrısı, genel bir halsizlik. Kolu kırılan ya da hastaneye yatan biri için “under the weather” demek, durumu gereğinden fazla hafife almak gibi durur. Yurt dışındayken hafif bir rahatsızlık için eczaneye gidersen belirtilerini nasıl anlatacağını eczanede İngilizce rehberinde bulursun.
Bir inceliği daha var: deyim biraz kibar ve belirsizdir. İnsanlar ayrıntı vermek istemediğinde bunu tercih eder. “I have a stomach bug” demek yerine “I'm under the weather” demek, kimseyi ayrıntıya boğmadan işi halleder. Bu yüzden iş e-postalarında da rahatlıkla kullanılır:
Hi team, I'm feeling a bit under the weather, so I'll work from home today.
Genellikle feel ya da be ile birlikte gelir ve çoğu zaman “a bit”, “a little” gibi yumuşatıcılar alır.
Take a rain check: daveti reddetmeden ertelemek
Aynı öğrencimiz birkaç hafta sonra ikinci bir soruyla geldi. Bir iş arkadaşını akşam yemeğine çağırmış, aldığı cevap “Can I take a rain check?” olmuş. Aklından geçen ilk şey “Yağmur mu yağacak, neyin kontrolü bu?” olmuş.
Take a rain check, “şimdi olmaz ama başka bir zaman memnuniyetle” demektir. Kökeni, yağmur yüzünden yarıda kalan maçlarda seyircilere bir sonraki maç için verilen biletlere dayanır. Bugün hava durumuyla bir ilgisi kalmamıştır. Daveti ertelemek yerine tamamen geri çevirmen gerekiyorsa İngilizcede kibarca hayır demenin başka yolları da var.
Önemli nokta şu: rain check isteyen kişi teklifi geri çevirmiyor, erteliyor. Yani topu sana geri atıyor. Ona “Sure, how about next week?” gibi yeni bir zaman önerebilirsin. Hiç ilgilenmediğin bir davete “I'll take a rain check” demek ise karşındakine boşuna umut verir.
Gündelik konuşmada sık duyacağın diğer hava deyimleri
Under the weather ve rain check dışında dizilerde, toplantılarda ve arkadaş sohbetlerinde karşına çıkacak hava deyimleri şunlar:
| Deyim | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| it's a breeze | Çok kolay, çocuk oyuncağı | Don't worry, the new system is a breeze. |
| steal someone's thunder | Birinin parlayacağı anı elinden almak, ilgiyi kendi üstüne çekmek | He presented my idea first and stole my thunder. |
| weather the storm | Zor bir dönemi atlatmak, ayakta kalmak | The company weathered the storm and started hiring again. |
| a storm in a teacup | Küçük bir meseleyi büyütmek, bardakta fırtına | Their argument was just a storm in a teacup. |
| when it rains, it pours | Aksilikler hep üst üste gelir | My car broke down and then I lost my keys. When it rains, it pours. |
| come rain or shine | Ne olursa olsun, her koşulda | She goes running every morning, come rain or shine. |
| on cloud nine | Havalara uçmak, çok mutlu olmak | He's been on cloud nine since he got the job. |
Tabloda gözden kaçabilecek iki ayrıntı
“A storm in a teacup” daha çok İngiliz İngilizcesinde duyulur; Amerikalılar aynı şey için “a tempest in a teapot” der. “Steal someone's thunder” ise iş hayatında sık çıkar: senin fikrini toplantıda senden önce anlatan bir meslektaş için tam da bu deyim kullanılır.
Raining cats and dogs hâlâ kullanılıyor mu?
Ders kitaplarının en sevdiği hava deyimi muhtemelen “it's raining cats and dogs”. Anlamı “bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor”. Herkes anlar ama bugünkü konuşmada kulağa biraz eski moda ve okul kitabı gibi gelir.
Gerçek hayatta daha çok “It's pouring” ya da “It's pouring down” duyarsın; İngiltere'de “It's chucking it down” da yaygındır. Yani bu deyimi tanıman iyi, ama kendi cümlende “It's pouring” demek seni daha doğal gösterir.
Bu deyimleri konuşmana nasıl katarsın?
Hepsini bir anda ezberlemeye çalışma. En işlevsel ikisiyle başla: under the weather ve take a rain check. İkisi de neredeyse her hafta yaşadığın durumları anlatır: biraz hasta olmak ve bir daveti ertelemek.
Sonra her birini kendi hayatından bir cümleye bağla. “Yesterday I was under the weather, so I stayed home.” gibi gerçekten yaşadığın bir şeyi anlatan cümle, listedeki örneği okumaktan çok daha kalıcıdır.
Hava konusu zaten İngilizce sohbetlerin klasik açılışıdır. Sohbeti havadan açıp oradan nasıl ilerleteceğini small talk'u başlatma ve sürdürme yazımızda anlattık; “on cloud nine” ya da “when it rains, it pours” gibi bir deyim orada konuyu kişisel bir hikâyeye taşıyan doğal bir köprü olur.
Son olarak deyimleri karşında biri varken dene. Öğrencimizin yaşadığı gibi, bir deyimi asıl gerçek bir sohbette yanlış anladığında ya da doğru kullandığında öğrenirsin. Talk Up'ın küçük konuşma odalarında bu ifadeleri bir eğitmenle denemek, o gülme emojisini ekip kanalında değil ders sırasında almanı sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Under the weather ciddi bir hastalık için kullanılır mı?
Hayır. Under the weather soğuk algınlığı, baş ağrısı ya da halsizlik gibi hafif rahatsızlıklar içindir. Ağır bir durum için kullanmak meseleyi fazla hafife almak gibi durur.
Under the weather iş e-postasında kullanılabilir mi?
Evet. Kibar ve ayrıntı vermeyen bir ifade olduğu için “I'm feeling a bit under the weather, so I'll work from home today.” gibi bir cümle iş yazışmalarında rahatlıkla kullanılır.
“Can I take a rain check?” diyen birine ne cevap verilir?
Bu cümle reddetmek değil ertelemek demektir. “Sure, how about next week?” gibi yeni bir zaman önererek cevap verebilirsin.
It's raining cats and dogs demek yanlış mı?
Yanlış değil, herkes anlar ama bugün kulağa biraz eski moda gelir. Günlük konuşmada “It's pouring” demek daha doğal durur.