talkup
Seyahat İngilizcesi

Yurt Dışında Acil Durum İngilizcesi: Pasaport, Polis, Kayıp

Pasaportun kaybolduğunda ya da cüzdanın çalındığında polise ne diyeceğini adım adım öğren: steal ile rob farkı, tutanak isteme, konsolosluk ve kayıp eşya kalıpları.

Yurt dışında bir karakolun danışma masasında boş sırt çantasını gösterip pasaportunun çalındığını görevliye anlatan orta yaşlı bir turist

Yurt dışında acil durumda işine yarayan İngilizce uzun ve kusursuz cümleler değil, üç kısa bilgidir: ne oldu, nerede ve ne zaman oldu, şimdi ne istiyorsun. “My passport was stolen at the station an hour ago. I need a police report.” demek, polisin de otel görevlisinin de ihtiyaç duyduğu her şeyi tek nefeste verir.

Bu yazıda pasaport kaybı, hırsızlık, polise olayı anlatmak ve kayıp eşya için gereken kalıpları sırayla görüyoruz. Bir öğrencimizin derste sorduğu ve çok kişinin karıştırdığı bir farkı da açıyoruz.

Acil bir anda ilk cümlen ne olmalı?

Panik anında kafanda uzun cümle kurmaya çalışma. İlk iş dikkat çekmek ve yardım istemek, bunun için kısa kalıplar yeter:

  • Excuse me, I need help. (Pardon, yardıma ihtiyacım var.)
  • Can you call the police, please? (Polisi arar mısınız?)
  • Where is the nearest police station? (En yakın karakol nerede?)
  • Is there anyone here who speaks Turkish? (Burada Türkçe bilen biri var mı?)

Bağırarak dikkat çekmen gerekiyorsa “Help!” ya da hırsızın arkasından “Stop, thief!” yeterli. Gideceğin ülkenin acil durum numarasını yola çıkmadan telefonuna kaydet, o anda internette aramakla vakit kaybetme. Acil durum bir sağlık sorunuysa kelimeler tamamen değişir; belirtini anlatma kalıplarını yurt dışında doktor ve eczane yazımızda topladık.

Stolen mı, robbed mı? Bir öğrencimizin sorusu

Bir öğrencimiz yaz tatilinden dönünce ilk derste şunu anlattı: kalabalık bir metro istasyonunda telefonu cebinden alınmış, karakola gidip “My phone was robbed.” demiş. Memur onu anlamış ama nazikçe düzeltmiş: “Your phone was stolen. You were robbed.” Öğrencimizin sorusu netti: “İkisi de çalmak demek değil mi, fark ne?”

Fark, fiilin nesnesinde. Bir eşyadan söz ediyorsan steal kullanılır: çalınan şey telefondur. Kişiden ya da yerden söz ediyorsan rob kullanılır: soyulan sensindir ya da bir bankadır.

  • My phone was stolen. (Telefonum çalındı.)
  • Someone stole my wallet. (Biri cüzdanımı çaldı.)
  • I was robbed. (Soyuldum.)
  • I think I was pickpocketed. (Sanırım yankesiciye denk geldim.)

Listedeki pickpocket, kalabalıkta fark ettirmeden cepten ya da çantadan bir şey çalmak demek. Ne zaman olduğunu bile anlamadıysan en doğru cümle budur. Rob ise daha çok doğrudan, yüz yüze soyulmayı anlatır. Yine de kelimeyi karıştırsan bile polis seni anlar; asıl önemli olan hatasız konuşmak değil, ne olduğunu açıkça söylemek.

Polise olayı nasıl anlatırsın?

Karakolda memur genelde aynı soruları sorar: ne oldu, ne zaman, nerede ve ne kayboldu. Cevaplarını bu sırayla hazırlarsan ifade vermek çok kolaylaşır.

Olayı bildirmek

  • I'd like to report a theft. (Bir hırsızlık bildirmek istiyorum.)
  • It happened about an hour ago, on the bus. (Yaklaşık bir saat önce, otobüste oldu.)
  • I didn't see who did it. (Kimin yaptığını görmedim.)

Kaybolan eşyayı tarif etmek

  • It's a small black leather wallet. (Küçük, siyah, deri bir cüzdan.)
  • It had my ID card and two bank cards in it. (İçinde kimliğim ve iki banka kartım vardı.)

Tarif ederken sıfatların sırasına takılma. “Wallet, black, leather, small” desen de anlaşılırsın.

Tutanak istemek

Karakolda isteyeceğin police report, polisin olay için düzenlediği resmi tutanak demek. Sigorta ve pasaport işlemlerinde çoğu zaman bu belge istenir, o yüzden mutlaka sor:

  • Could I get a copy of the police report? (Tutanağın bir kopyasını alabilir miyim?)
  • I need it for my insurance. (Sigortam için lazım.)

Karakolda geçebilecek kısa bir konuşma:

Officer: What happened?
You: My bag was stolen at the café near the square.
Officer: When was this?
You: Around two o'clock. I put it on the chair next to me, and when I turned around, it was gone.
Officer: Okay. What was in it?
You: My passport, my wallet and my sunglasses.

Pasaportunu kaybettiysen hangi sırayla ilerlersin?

Pasaport kaybı en çok korkutan durumdur ama yapılacaklar bellidir. Ayrıntılar ülkeye göre değişse de genel sıra şöyle:

  1. Tutanak al. Karakolda “I've lost my passport. I need a police report.” de. Çalındıysa “My passport was stolen.” demeyi unutma, tutanağa doğru bilgi girsin.
  2. Türkiye'nin temsilciliğine başvur. “Where is the nearest Turkish consulate?” ya da “How do I get to the Turkish embassy?” diye sorabilirsin. Büyükelçilik ya da konsolosluk, eve dönebilmen için genellikle geçici bir belge düzenler; İngilizcede bunun için çoğunlukla emergency travel document ifadesi geçer. Hangi belgelerin istendiği ve işlemin ne kadar süreceği temsilciliğe göre değişebilir, bunu doğrudan onlara sor.
  3. Kartlarını kapattır. Cüzdan da gittiyse bankanı ara: “I need to block my card. It was stolen today.”
  4. Otelini ve havayolunu bilgilendir. “My passport was stolen and I'm waiting for a temporary document. Can I change my flight?”

Yola çıkmadan pasaportunun bir fotoğrafını telefonuna ve e-postana kaydetmek bu süreçte işini kolaylaştırır; memur pasaport numaranı sorduğunda elinde hazır olur. Kartın makinede kalırsa ya da bozdurma sırasında komisyon sormak gerekirse yurt dışında bankada ve döviz bürosunda İngilizce kalıpları işine yarar.

Bir şeyi unuttuysan kayıp eşyayı nasıl sorarsın?

Her kayıp hırsızlık değildir. Çantanı trende, telefonunu kafede unutmuş olabilirsin. Bu durumda gideceğin yer lost and found, yani kayıp eşya bürosudur. İngiltere'de aynı yer için lost property ifadesini daha sık duyarsın.

  • I left my bag on the train this morning. (Bu sabah çantamı trende unuttum.)
  • Where is the lost and found? (Kayıp eşya bürosu nerede?)
  • Has anyone handed in a blue backpack? (Mavi bir sırt çantası teslim eden oldu mu?)
  • Can I leave my number in case it turns up? (Bulunursa diye numaramı bırakabilir miyim?)

Eşyayı bir araçta unuttuysan hat, saat ve indiğin durak bilgisini vermek aramayı hızlandırır. Taksiden inerken fiş istemek de bu yüzden iyi bir alışkanlıktır; aracın içinde ve bilet gişesinde işine yarayacak cümleleri taksi ve toplu taşıma kalıpları yazımızda bulabilirsin.

Anlamadığında ne dersin?

Stres altında karşındakinin hızlı İngilizcesini takip etmek zordur. Bunu söylemekten çekinme; görevliler turistlerle her gün karşılaşır. Tekrar istemenin daha kibar ve daha net yollarını merak ediyorsan anlamadığında ne demelisin sorusunu ayrıca cevapladık.

  • Sorry, could you speak more slowly? (Pardon, daha yavaş konuşabilir misiniz?)
  • Could you write that down for me? (Bunu benim için yazar mısınız?)
  • Let me spell my surname. (Soyadımı heceleyeyim.)
  • Can I use a translation app? (Çeviri uygulaması kullanabilir miyim?)

Adres, tarih ve belge numarası gibi bilgileri yazılı istemek hem hatayı önler hem de sonra başvuracağın yerlerde elinde bir kayıt bırakır. Kiralık bir araçla ilgili bir olay yaşadıysan bu kayıt sigorta için de gerekir; teslim alırken hangi sigorta terimlerini duyacağını araba kiralama İngilizcesi rehberinde topladık.

Okumak ile kriz anında söyleyebilmek ayrı şeyler. Karakol konuşmasını yolculuktan önce birkaç kez yüksek sesle canlandır; bir kez memur ol, bir kez turist.

Sık Sorulan Sorular

Cüzdanım çalındı İngilizce nasıl denir?

“My wallet was stolen.” ya da “Someone stole my wallet.” dersin. “I was robbed.” ise eşyayı değil, soyulan kişiyi anlatır.

Yurt dışında pasaportumu kaybedersem ilk ne yapmalıyım?

Önce karakola gidip “I've lost my passport. I need a police report.” diyerek tutanak al, sonra Türkiye'nin en yakın büyükelçiliğine ya da konsolosluğuna başvur. Eve dönebilmen için genellikle geçici bir belge düzenlenir; istenen belgeler temsilciliğe göre değişebilir.

Lost and found ile lost property aynı şey mi?

Evet, ikisi de kayıp eşya bürosu demek. Lost property ifadesini İngiltere'de daha sık duyarsın.

Polisin İngilizcesini anlamazsam ne demeliyim?

“Sorry, could you speak more slowly?” ya da “Could you write that down for me?” diyebilirsin. Adres ve belge numarası gibi bilgileri yazılı istemek hatayı da önler.

Bunlar da ilgini çekebilir