talkup
Seyahat İngilizcesi

Taksi ve Toplu Taşımada İngilizce: Hazır Kalıplar

Taksiye adresi söylemekten ücreti konuşmaya, metroda bilet almaktan doğru durakta inmeye kadar aracın içinde ve gişenin önünde işine yarayacak İngilizce kalıplar.

Akşamüstü bir şehir sokağında taksinin yanında duran otuzlu yaşlarda bir adam, telefonundaki haritayı gülümseyen kadın şoföre gösteriyor.

Taksi ve toplu taşımada İngilizce için uzun cümlelere ihtiyacın yok. Taksiye binince “Could you take me to this address, please?” demek, metroda da “A single to the city centre, please” gibi kısa bir kalıp kullanmak çoğu durumu çözer; asıl fark, karşındakinin sana soracağı iki üç soruyu önceden bilmekte.

Bu yazıda yol tarifine girmeden, aracın içinde ve gişenin önünde geçen konuşmalara odaklanıyoruz: adresi söylemek, ücreti konuşmak, bilet almak ve doğru yerde inmek.

Taksiye binince adresi nasıl söylersin?

En güvenli yol adresi hem söylemek hem göstermek. Bir eğitmenimiz bunu bir öğrencisinin yaşadığı küçük bir aksilikten sonra derslerine eklediğini anlatıyor:

“Öğrencim taksiye binip otelin sokağını üç kez söylemiş, şoför her seferinde ‘Which one?’ diye sormuş. Meğer o isimde hem bir Street hem bir Road varmış. Ders sonrası ona tek bir alışkanlık verdim: adresi telefonda aç, şoföre göster, sonra yanına bir yer işareti ekle. ‘It's near the train station’ cümlesi, kusursuz telaffuzdan çok daha fazla işe yarıyor.”

Bu yaklaşımla kullanacağın kalıplar şunlar:

  • Could you take me to this address, please? Beni bu adrese götürebilir misiniz? (Telefonu gösterirken.)
  • It's near the main square. Ana meydanın yakınında.
  • I'm going to the Riverside Hotel, on King Street. Otel adı ve sokak birlikte söylenince şoförün işi kolaylaşır.

Taksiyi sokakta durdurmak İngilizcede hail a taxi diye geçer; elini kaldırman yeter, bir şey söylemen gerekmez. Taksilerin sırayla beklediği yere İngiltere'de taxi rank, Amerika'da taxi stand denir. Pasaport kontrolünü geride bıraktıysan (o kısmı havalimanı rehberimizde anlattık), taksi kuyruğunda yukarıdaki üç cümle sana yeter.

Ücreti ve ödemeyi nasıl konuşursun?

Yolculuk başlamadan ücreti netleştirmek, inerken yaşanacak tatsızlığı önler. Bazı şehirlerde havalimanı ile merkez arasında sabit tarife olur, bunu sormak tamamen normaldir.

  • Is it a flat fare or on the meter? Sabit ücret mi, taksimetre mi?
  • Roughly how much will it be to the city centre? Şehir merkezine aşağı yukarı ne tutar?
  • Can I pay by card? Kartla ödeyebilir miyim?
  • Could I have a receipt, please? Fiş alabilir miyim?

İnerken bahşiş bırakmak istersen en doğal cümle Keep the change (üstü kalsın). Kartla ödüyorsan Can you make it 20? diyerek tutarı yuvarlatabilirsin. Bahşiş geleneği ülkeden ülkeye değişir, gitmeden kısaca bakmakta fayda var.

Uygulamadan çağırdığın araçta ne konuşulur?

Uygulamadan çağırdığın araçta adres zaten kayıtlı olduğu için konuşma daha kısa. Ama ilk an önemli: şoför doğru yolcuyu aldığından emin olmak ister, sen de doğru arabaya bindiğinden.

  • Hi, are you Mark? I'm Deniz. Merhaba, Mark siz misiniz? Ben Deniz. (Uygulamadaki şoför adıyla.)
  • Yes, that's me. Şoför senin adını sorarsa en doğal cevap.
  • Could you drop me off at the main entrance? Beni ana girişte bırakabilir misiniz?
  • Is it okay if I put my bag in the boot? Çantamı bagaja koysam olur mu? (Amerika'da trunk denir.)

Binmeden önce telefondaki plakayla arabanınkini karşılaştır. Şoför kapıyı açınca sadece “Deniz?” ya da “Are you Deniz?” diye sorabilir, doğru yolcuyu aldığını teyit ediyordur. “Yes, that's me” yine işini görür.

Otobüs ve metroda bilet alırken hangi kelimeler geçer?

Gişede ya da bilet makinesinde seni zorlayan genelde cümleler değil, birkaç anahtar kelime. Bunları bildiğinde ekrandaki seçenekleri de rahatça okursun.

İfadeAnlamı
fareYolculuk ücreti, bilet bedeli.
single / one-wayTek yön bilet (single İngiltere'de, one-way Amerika'da yaygın).
return / round-tripGidiş dönüş bilet.
day passBir gün boyunca sınırsız binişe izin veren bilet.
top upUlaşım kartına bakiye yüklemek.
tap in / tap outBinerken ve inerken kartı okutmak.

Gişede bunları cümleye dökmek kolay: A day pass, please. ya da I'd like to top up my card with ten pounds. Görevli sana anlamadığın bir soru sorarsa, çoğu zaman “Single or return?” gibi bir seçenek sorusudur; istediğin seçeneği tekrar etmen yeter.

Hangi hattın nereye gittiğini, hangi istasyonda aktarma yapacağını sormak ise işin yol tarifi tarafı. Onu İngilizce yol sormak ve tarifi anlamak yazısında ayrıca ele aldık.

Yolculuk sırasında ve inerken ne dersin?

Araç içindeki konuşmalar çoğunlukla kibarlık cümleleri: yer sormak, yol istemek, doğru yerde inmek. İndiğin yer bir müzeyse, gişede bilet ve rehberli tur için soracaklarını müze ve tur rezervasyonunda İngilizce yazısında bulursun.

  • Is this seat free? Bu koltuk boş mu?
  • Excuse me, this is my stop. Pardon, ben burada iniyorum. (Kalabalıkta yol isterken.)
  • Could you let me know when we get to the museum? Müzeye gelince haber verebilir misiniz? (Otobüs şoförüne ya da yanındakine.)
  • Could you pull over here, please? Burada kenara çekebilir misiniz? (Taksiden inmek istediğinde.)

Anonsları da kulağına yerleştir: next stop (sonraki durak), this train terminates here (tren burada son buluyor, herkes iner) ve change here for (şu hatta aktarma için burada inin). Özellikle “terminates” kelimesi ilk duyanı tedirgin eder; bir sorun yok, sadece hat bitti.

Bu kalıpları yolculuktan önce nasıl oturtursun?

Bu cümlelerin hepsi kısa, ama gerçek anda şoförün hızlı sorusu karşısında akla gelmeyebilir. En işe yarayan hazırlık rol yapmak: biri şoför, biri yolcu olur; şoför beklenmedik bir soru sorar (“Which entrance?”, “Do you mind if I take the motorway?”), sen cevap verirsin. İki üç tur sonra bu sorular seni şaşırtmaz.

Bizim öğrencilerimizde en çok işe yarayan küçük hazırlık şu: seyahatten önce kalacağın yerin ve ilk gün gideceğin yerin adını birkaç kez yüksek sesle söyle, her biri için bir “It's near…” cümlesi hazırla. Taksiye bindiğinde adres, yer işareti ve ödeme sorusu cebinde olur; geriye sadece camdan şehri izlemek kalır. Kalacağın yer bir Airbnb ise adresi ve giriş talimatlarını netleştirmek için ev sahibiyle İngilizce yazışma kalıplarını da hazırda tut.

Sık Sorulan Sorular

Taksiye binince İngilizce ne denir?

“Could you take me to this address, please?” deyip adresi telefonda göstermek en güvenli yoldur. Yanına “It's near the train station” gibi bir yer işareti eklersen şoför yeri çok daha kolay bulur.

Üstü kalsın İngilizce nasıl denir?

“Keep the change” denir. Kartla ödüyorsan “Can you make it 20?” diyerek tutarı yuvarlatabilirsin.

Single ve return bilet arasındaki fark nedir?

Single tek yön, return gidiş dönüş bilettir. Amerika'da bunların yerine one-way ve round-trip daha yaygın kullanılır.

Metroda “this train terminates here” ne demek?

Trenin hattın sonuna geldiğini ve herkesin inmesi gerektiğini söyler. Bir arıza ya da sorun anlamına gelmez.

Bunlar da ilgini çekebilir